MOK Başkanı Koç: Liyakatsiz Bürokratlar Ülke Sporuna Zarar Veriyor

Kıbrıs Raporu
Kıbrıs Raporu Görüntülemeler
6 dk okuma süresi

Ülke sporunun ehliyet ve liyakat ilkesine uygun olmayan bürokratlar tarafından yönetildiğini ileri süren KKTC Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Dursun Koç, Kıbrıs Raporu için kaleme aldığı makalesinde, Spor Bakanlığı kurulması ve ulusal spor politikasının belirlenmesi gerektiğinin üzerinde dururken, spor bürokrasisinde liyakat eksikliği eleştirisinde bulundu.

KKTC Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Dursun Koç

Ülke sporunun alanında ehliyetli ve yetkin kişiler tarafından büyüteç altına alınıp incelenmesi, kısa, orta ve uzun vadeli stratejilerin planlanması elzem durumdadır.

Spor, ülkelerin tanıtımında, ekonomisinde, kültürel ve sosyal yapısında çok büyük etkisi olan bir olgudur. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler incelendiğinde, gençlik ve spor yapılanmasına önemli bir kaynak ayırdıkları görülür. Güçlü kurumsal yapılar, güçlü lobi ekipleri ve fonları ile yapısal değerlerine değer katmaktadırlar.

Peki, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gençlik ve spor nasıl yönetiliyor? Yasal mevzuatlar, ortaya konan yönetim performansları, kurumsal yapılar, altyapı tesisleri, alanda eğitim veren üniversiteler ne durumdadır? Herhangi bir ölçme ve değerlendirme sisteminden bahsetmek mümkün müdür?

Sporcularımızın spor hayatları süresince yaşadıkları olumlu/olumsuz süreçlerin takibi, fiziki ve mental durumlarının değerlendirilmesi, ödül sistemi vb. gibi etkenler ne kadar doğru yönetilebiliyor? Ne yazık ki bunlardan herhangi bir başlık hakkında yanıt verebilecek, ne bir spor dairesi yetkilisi var, ne de bir hükümet yetkilisi!

KKTC Milli Olimpiyat Komitesi, Olimpizm Ödül Töreni’nde başarılı sporcular ödüllendirildi.

Hükumet eden siyasi partilerin sporla ilgili kurum ve kuruluşlara yaptıkları atamalarda; spor yerine siyasi kriterler ön planda tutularak, liyakatsiz ve sonunda da sadakatsizlerin eklendiği çarpık bir bürokrasi yaratılmaktadır.

Liyakatsiz bürokratlar tarafından Başbakan ve Bakanların manipülasyon ve dezenformasyona maruz bırakılması, toplumsal menfaatlerin değil de kişi ve zümrelerin menfaatlerinin gözetilmesi, KKTC Milli Olimpiyat Komitesi’nin (MOK) yeni oluşan Yönetim Kurulu’nun teamülen Sayın Başbakan’dan talep ettiği randevunun engellenmesi, Erenköy Direnişinin yıldönümüne özel hazırlanan Milli Piyango biletlerine EOKA mensuplarının fotoğrafının basılmasına onay veren imzayı attığı için görevden alınan bir bürokratın hiç bir spor geçmişi olmamasına rağmen yeniden spordan sorumlu Başbakanlık Müsteşarlığı görevine atanması ve halen bu görevi yürütmesi gibi akıl ile ters düşen uygulamalar görmekteyiz.

Bu yanlış uygulamalara sessiz kalmak, gençlerimizin, sporcularımızın ve ülkemizin kaybetmesine göz yummak demektir. Böylesi durumların dünyanın hiç bir ülkesinde yaşanması kanımca mümkün değildir. Peki, ülke sporunu doğru zemine oturtmak ve bilimsel akılla yönetilmesi için ne yapmak gerekir?

İlk olarak Spor Bakanlığı kurulmalı ve bakanlık bünyesinde, yetkin ve ehliyetli spor insanlarından oluşturulacak üst düzey bir komitenin ortaya koyacağı bir çalışmayla DEVLETİN ULUSLARARASI DÜZEYDE UYGULANACAK SPOR POLİTİKASININ YAZILMASI ve bu politikanın korunup güvence altına alınması gerekmektedir.

Spor teşkilatlarına yapılacak bürokrat atamalarında kesinlikle ehliyete ve liyakate riayet edilmelidir. Yönetim anlayışından uzaklaşıp, yönetişim anlayışına geçilmelidir. Sorunların belirlenmesi, tahlili ve hedefe kadar olan süreç planlaması proje bazlı ilerlemelidir.

Tüm federasyonlarımıza ve Spor Dairesi’ne bağlı tesis ve taşınabilir varlıkların envanterleri çıkarılarak <varlık yönetimi> kriterleri kapsamında yönetilmelidir. Spor için oluşturulan fonda biriken kaynağın başka amaçlar için kullanılmasına son verilmelidir. Hatta bu konuda bu güne kadar yapılan yanlış uygulamalar varsa savcılarımız tarafından incelenmeli ve yasa dışı uygulama yapan varsa cezalandırılmalıdır.

Başta KKTC Milli Olimpiyat Komitesi olmak üzere tüm federasyonlarımızın kurumsal yapıları güçlendirilmeli ve uluslararası standartlara yakın hale getirilmelidir. Ülke tanıtımını kolaylaştırmak için lobicilik faaliyetlerini yürütecek ve güçlü bir fonla desteklenecek lobi ekibi oluşturulmalıdır.

Spor fonunda biriken kaynakların tamamı ve hatta yeni fonlar da eklenerek spor amaçlı kullanılmak üzere KKTC MOK ve Spor Federasyonları arasında adil olarak dağıtılmalıdır. Barajları zorlayan sporcularımızın takibi ve tespiti sıkı bir şekilde yapılmalı, sportif faaliyetleri profesyonel uzmanlar tarafından programlanmalıdır. Bu konuda yasal bir düzenlemeye gidilerek, bu üst düzey sporcuların (Olimpiyatlar, Dünya ve Avrupa Şampiyonası, Akdeniz ve İslam Oyunları) iş ve gelecek kaygısı yaşamamaları sağlanmalıdır.

Ülkemizde üst düzey ticari faaliyet yürüten firmaların spora destek olmalarının özendirilmesi için sponsorluk yasası çıkarılmalı, bazı fon ve vergilerden muaf tutulmaları sağlanmalıdır.

Hiç bir devlet ve hükümet yetkilisi siyası çıkar beklentisine girerek spor kurum ve kuruluşlarına baskı yaparak, ötekileştirerek, yok sayarak ve sindirmeye çalışarak etkisi altına almamalıdır. Bu yapı siyaset üstü bir mekanizma (Ombudsman, Savcılık vb.) tarafından korunup, kollanmalıdır. Yani önce ülke olarak üzerimize düşeni yapmalıyız, ondan sonra dünyanın bize uyguladığı ve uygulaması muhtemel ambargolar üzerinde çalışma yapmalıyız, kendi evimizin önünü temizlemeden başkalarının evine dönüp bakmamalıyız bile!

Otuz dokuz yıl önce kurulan ve halen günümüzde kurumsallaşamamış olan bir KKTC Milli Olimpiyat Komitesi bu ülke büyük bir ayıbıdır. Hükümet edenler bu durumdan rahatsızlık duymalıdır.

Kimileri tarafından “Kıbrıs meselesi çözüme kavuşturulacak ve Birleşik Kıbrıs oluşturulacak” beklentisiyle, “GKRY’de Olimpiyat Evi var, o aynı zamanda bizim de Olimpiyat Evi’miz olacak, ikincisine gerek yok.” düşüncesiyle KKTC’de Olimpiyat Evi kurulmasına engel olundu.

Kimileri de MOK yerine ikinci bir Olimpiyat Komitesi kurmaya çalışarak sporda kaos ortamı yarattı. Parlamenter sistem, demokrasi ve anayasa altında oluşturulan yasalarla yönetilen ülkemizde 67/99 sayılı Beden Eğitimi ve Spor Yasası, KKTC MOK ile ilgili amir hükümleri hilafına 10 yıllık devlet katkısı verilmeyen bir yönetim anlayışından ülke adına güzel şeyler beklemek fazla hayalcilik mi olur, onun da takdirini değerli kamuoyuna bırakıyorum…


KKTC Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Dursun Koç

Yazıyı paylaş
Yorum Bırakın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir