Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından ilk kez Türk Devletleri Teşkilatı’nın devlet başkanları düzeyindeki bir zirvesine katılarak liderlerle birlikte aile fotoğrafında yer aldı.

Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi, Kazakistan’ın Türkistan şehrinde “Yapay Zeka ve Dijital Kalkınma” temasıyla gerçekleştirildi.
Zirveye teşkilatın gözlemci üyelerinden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de davet edilmesi önemli bir diplomatik gelişme olarak dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Türk dünyası liderleriyle birlikte aile fotoğrafında yer aldı.
3 Kasım 2023’te Kazakistan’ın Başkenti Astana’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı’nın 10’uncu Zirvesi’ne KKTC davet edilmemişti. Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın girişimleri ile Brüksel’den yapılan telkinlerin etkisi sonucu dönemin Cumhurbaşkanı Ersin Tatar zirveye davet edilmemişti. Kazakistan basınında yayımlanan haber görsellerinde tüm üye ülkelerin bayrakları yer alırken KKTC bayrağı kullanılmamıştı.
Bu tablo Türkiye ve KKTC’de siyasi bir mesaj olarak yorumlandı. Zira KKTC’nin gözlemci üyeliği doğrudan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın girişimiyle gerçekleşmişti. Dolayısıyla KKTC’nin dışarıda bırakılması, Ankara’nın Türk dünyası vizyonuna yönelik mesafeli bir yaklaşım olarak değerlendirildi.
Orta Asya’nın Kıbrıs Hassasiyeti
Astana sürecinin arka planında ise Orta Asya devletlerinin kendi jeopolitik kaygıları bulunuyordu. Özellikle Kazakistan ve Özbekistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile yürüttükleri diplomatik temaslarda sürekli olarak “devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğü” ilkesine vurgu yaptı.
2022’de AGİT toplantıları çerçevesinde Rum Dışişleri Bakanı ile yapılan temaslarda Kazak ve Özbek diplomatların, “tek taraflı bağımsızlık ilanlarına karşı olduklarını” ifade etmeleri dikkat çekmişti. Kazakistan başta olmak üzere bölge ülkeleri, uluslararası hukukta “ayrılıkçılık” tartışmalarına emsal oluşturabilecek adımlardan kaçınmaya özen gösteriyor. Bu nedenle TDT içerisinde KKTC’nin görünürlüğü uzun süredir hassas denge siyasetiyle yürütülüyor.

Kazakistan’ın Güney Kıbrıs İlgisi…
Kazakistan’ın son dönemde Güney Kıbrıs ile ilişkilerini geliştirmesi de dikkat çekici başka bir unsur oldu. Şubat 2025’te Kazakistan, Güney Kıbrıs’a ilk daimi büyükelçisini atadı. Büyükelçi Nikolai Zhumakanov’un Rum lider Nikos Hristodulidis’e güven mektubu sunması sırasında yapılan açıklamalarda “BM Şartı”, “egemenlik” ve “toprak bütünlüğü” vurguları öne çıktı.

Bu gelişmeler Ankara ve Lefkoşa’da dikkatle takip edilirken, Türkistan Zirvesi’ne Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın davet edilmesi farklı bir tabloyu ortaya çıkardı. Küresel güvenlik krizlerinin derinleştiği bir dönemde Orta Asya ülkeleri, Türkiye’nin savunma sanayi kapasitesi, enerji koridorları ve bölgesel güvenlik rolünü daha stratejik okumaya başladı.
Erdoğan’ın Mesajı Tesadüf Değildi
Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın zirvede yaptığı konuşmada KKTC’ye özel vurgu yapması da dikkat çekti. Erdoğan’ın, “Türk dünyasının ayrılmaz parçası Kıbrıs Türk halkının temsil edilmesinden memnuniyet duyuyorum” ifadeleri diplomatik açıdan güçlü bir mesaj olarak değerlendirildi.

Asıl dikkat çeken bölüm ise, “Türk dünyasının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerini kuvvetlendirerek sürdürmesini temenni ediyorum” sözleri oldu.
Erhürman Dönemi ve Yeni Diplomatik Zemin
Türkistan Zirvesi aynı zamanda Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın göreve gelmesinin ardından katıldığı ilk TDT Gayriresmi Zirvesi oldu. Bu nedenle zirve, yalnızca kurumsal katılım değil; KKTC’nin yeni dönemde Türk dünyasıyla ilişkilerinin hangi zeminde ilerleyeceğine dair ilk önemli diplomatik testlerden biri niteliği taşıyor.

Türk Devletleri Teşkilatı
Türk Devletleri Teşkilatı, 3 Ekim 2009’da imzalanan Nahçıvan Anlaşması ile “Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi” adı altında kuruldu. Konsey, 2021 yılında İstanbul’da düzenlenen sekizinci zirvede “Türk Devletleri Teşkilatı (TDT)” adını alarak kurumsal bir kimliğe kavuştu.
Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye ve Özbekistan teşkilata tam üye; Türkmenistan, Macaristan ve KKTC ise gözlemci statüde yer alıyor. Merkezi İstanbul’da bulunan TDT; TÜRKPA, TÜRKSOY, Türk Akademisi, Türk Yatırım Fonu ve Türk Kültür ve Miras Vakfı gibi alt kuruluşlarıyla Türk dünyasının ortak kurumsal ağını oluşturuyor.
Türk Dünyası Ortak Alfabe Komisyonu 2024 yılında, 34 harften oluşan “Ortak Türk Alfabesi” önerisi üzerinde uzlaşı sağlayarak tarihi ve kültürel bağları ortak alfabe ile koruma altına almış oldu.
Teşkilat, 4,25 milyon kilometrekarelik bir coğrafyada 160 milyonu aşkın nüfusu temsil ediyor. Bu yönüyle TDT, yalnızca bir işbirliği platformu değil; jeopolitik bir güç merkezi olarak da konumlanıyor.




