Türk Devletleri Teşkilatı ve KKTC Milli Olimpiyat Komitesi

Levent Karataş
Levent Karataş Görüntülemeler
6 dk okuma süresi

Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkelerle olimpik ve sportif temaslarda bulunmak adına KKTC Milli Olimpiyat Komitesi ile birlikte temaslara başlanması gerektiğini savunan Levent Karataş, Kıbrıs Raporu’na ‘Görüş’lerini aktardı.

Tarihin hiçbir döneminde gerçek anlamda bir Türk Birliği kurmak mümkün olamasa da Eski adıyla ”Türk Dili Konuşan Ülkeler İş Birliği Konseyi” Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan’ın katılımıyla kurulmuş ve daha sonra 3 Ekim 2009’da Nahcivan’da yapılan toplantıda “Türk Devletleri Teşkilatı” adını alarak yeniden yapılandırılmıştır. Bu süreçte Türkmenistan ve Macaristan’ın önce gözlemci sonra da üye olmasıyla ülke sayısı artmış son olarak da hepimizin bildiği gibi 11 Kasım 2021 tarihinde Semerkant’ta yapılan zirveye Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) gözlemci üye olarak davet edilmiştir.

Birliğin geçmiş sürecine baktığımızda Türkmenistan ve Macaristan örneklerinde olduğu gibi önce gözlemci olarak davet edilen ülkeler daha sonra birliğe asil üye olarak kabul edilmişlerdir.  Bu örneklerden yola çıktığımızda en yakın süreçte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de bu birlikte üye olarak yer alacağını düşünüyorum.

Birliğin bayrağı Kazakistan Cumhuriyeti Bayrağı’nın Mavi rengi, Kırgız Cumhuriyeti Bayrağı’nın Güneşi, Türkiye Cumhuriyeti Bayrağı’nın Hilal’i ve Azerbaycan Cumhuriyeti Bayrağı’nın yıldızında meydana gelmiştir.

Türkiye’nin çalışmalarıyla 1992 yılında TIKA (Türk İş Birliği ve Koordinasyon Ajansı) ve 1993 yılında da TURKSOY kurulmuştur.  Bu birliğe üyeliğin ilk şartı üye olacak devletin Türk dili konuşuyor olmasıdır.  Bununla birlikte ortak kültürel, siyasi ve ekonomik gayeler birliğin kuruluş amaçları arasındadır. Almatı da 2011 de yapılan ilk zirvenin teması  “Ekonomik ve Ticari iş birliği” 2012’de Bişkek’te 2. Zirve “Eğitim, Bilim, Kültürel İş Birliği”, 2013’te Azerbaycan’da 3. Zirve “Ulaştırma”, 2014’te Muğla-Bodrum’da “Turizm“, 2015 yılında Astana’da “Medya ve Enformasyon” ve Birliğin 6. Zirvesi 2018 yılında Kırgızistan’da toplanmış ve toplantının teması “Gençlik ve Ulusal Sporlar” olarak duyurulmuştur. Teşkilatın bu tarihten sonraki çalışmalarının temalarını merak edenler internette bulabilirler. Ben bu yazımda iki zirve üzerinde durmak istiyorum. Bunlardan birincisi Gençlik ve Ulusal sporlar, diğeri ise 11 Kasım 2022 de Semerkant’ta “Türk Medeniyeti için Yeni Dönem Ortak Kalkınma ve Refaha Doğru“ temasıyla yapılan zirvelerdir. Bu son toplantıya KKTC gözlemci üye olarak katılmıştır.

Bir kuruluşun uluslararası örgüt olabilmesi için anlaşma ile kurulmuş olması, uluslararası hukuki kişiliğinin bulunması, kurumsal ve işlevsel yapıda olması ve bir iş birliği mekanizması olarak kurulması gerekir. Böylece devletlerin tek başlarına gerçekleştirmelerinin güç olacağı amaç ve hedeflere, kollektif bir iradeye ulaşılmasına fayda ve imkan sağlama beklentisidir. Nahcivan anlaşması bütün bu şartları karşılamakta ve kurumun uluslararası hukuki kimliğinin temel dayanağıdır. Kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bu teşkilata gözlemci olarak davet edilmesi uluslararası arenada çok önemli bir kazançtır. Türk devletlerinin birbirlerine yakınlaşması ancak Türklük bilinci ve ortak çıkarlar ile mümkündür. Türk devletlerinin ortak ülküsü olgunlaşma aşamasında ki bu birliğin ileriki yıllarda birbirlerini kalıcı müttefik olarak görmeleri olmalıdır.

KKTC Milli Olimpiyat Komitesi ile Türk Devletleri Teşkilatına üye ülkelerin Olimpiyat Komiteleri bölge jeopolitiği gereği de müşterek hareket etmeli, vakit geçirmeden temaslara başlamalıdırlar.

Levent Karataş

Avrupa Birliği Dış İlişkiler servisi tarafından yapılan talihsiz açıklama, aklımıza 19. YY da Mora isyanının örtülü örgütleyicileri olan İngiliz, Fransız ve Rus koalisyonunun arabuluculuk kisvesi altındaki ikiyüzlülüğünü getirmektedir. Osmanlı’nın bu arabuluculuk teklifini reddetmesi sonucu Navarin’de 57 gemimiz yakılmış ve 8.000 denizcimiz şehit edilmiştir. Günümüzde de Kıbrıs Türkünün kendi dil birliğindeki bir kuruma gözlemci olarak davet edilmesinden rahatsızlık duyanların ve bunu eleştirenlerin yüzyıllardan beri sürdürdükleri iki yüzlülük ruhunu devam ettirmeleri üstlerine vazife olmayan konularda ahkam kesmeleri düşündürücüdür. Ama her şeye rağmen, her türlü tuzağa rağmen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti uluslararası camiada hak ettiği yeri eninde sonunda alacaktır. Bunun için ilk adımın Birliğin 6. Zirvesinin de teması olan Spor alanı olmalıdır. Olimpiyat Komitemiz yeni yönetimiyle kolları sıvamış uluslararası yarışmalara katılma yönde çalışmalarına başlamıştır. Milli Olimpiyat Komitesinin en büyük destekçileri Sayın Cumhurbaşkanımız ve Hükümetimizdir.Milli Olimpiyat Komiteleri (NOC) dünya çapında Olimpiyat hareketinin ulusal birimleridir ve Uluslararası Olimpiyat Komitesine (IOC) bağlı olarak her türlü siyasetten ari olarak ülke sporcularının Olimpiyat Oyunlarına katılımını hazırlamak için çalışmaktadır. Ancak, yukarıda belirttiğim örnekte olduğu gibi hukuk tanımayan hak gözetmeyen sözde geliştiklerini iddia eden ülkelerin bu ayrımcı ve ırkçı tutumları er geç iflas etmeye mahkumdur.

Ülke Olimpiyat Komitelerinin yurtiçi ve yurt dışı başarıları Hükümetlerinin destekleri ile doğru orantılıdır. Eğer Uluslararası spor müsabakalarında biz de olmalıyız, benim atletlerim de yarışmalı diyorsak, Milli Olimpiyat Komitemiz başta Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Saygıdeğer Hükümetimizin kıymetli desteklerini yanlarında görmek ister.

Türk Devletleri Teşkilatına üye ülkelerin gözlemci üye olarak aralarına kabul ettikleri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Ülkenin Milli Olimpiyat Komitesi ile Olimpik ve sportif temaslarda bulunmaları, müşterek çalışmalarda bulunup faaliyetler gerçekleştirmeleri 2018 yılında yapılan 6. Zirvenin ve teşkilatın kuruluş ülküsünün gereğidir.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Milli Olimpiyat Komitesi ile Türk Devletleri Teşkilatına üye ülkelerin Olimpiyat Komiteleri bölge jeopolitiği gereği de müşterek hareket etmeli, vakit geçirmeden temaslara başlamalıdırlar. Kıbrıs halkının ve sporcularının da beklentilerinin bu yönde olduğuna inanıyorum.

Yazıyı paylaş