Mersin’de yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Güney Kıbrıs’ta yakından takip ediliyor. Santralin olası etkileri ve Rum Yönetiminin hazırlık durumunu değerlendirmek üzere toplanan Rum Meclisi Çevre Komitesi, santral hakkında Türkiye tarafından bir bilgilendirme yapılmamasına itiraz ettiği ortaya çıktı.

Türkiye’nin Mersin ilçesinde inşası devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali‘nin ilk reaktörü 2026 yılı içinde devreye alınıyor.
Türkiye’nin enerji ihtiyacının %10’unukarşılaması hedeflenen proje, Kıbrıs adasına yakın konumu nedeniyle,
(Kuzey sahillere olan uzaklığı 85-100 km), Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından da yakından takip ediliyor.
11 Şubat’ta toplanan Rum Meclisi Çevre Komitesi’nde, santralin olası çevresel etkileri ve Rum yönetiminin hazırlık kapasitesi ele alındı. Rum basınında yer alan haberlere göre, toplantıda dikkat çeken unsur, Rum yönetiminin Akkuyu’nun kurulmasına ilkesel bir itirazının bulunmadığının ifade edilmesi oldu. Komitede asıl itirazın, Türkiye tarafından herhangi bir resmi istişare mekanizması işletilmemesi ve teknik bilgilendirme yapılmamasına yönelik olduğu belirtildi.
Toplantıda, Türkiye’nin sınır aşan çevresel etkilerin değerlendirilmesini düzenleyen Espoo Sözleşmesi’ne taraf olmadığı hatırlatıldı. Bu nedenle Ankara’nın komşu devletleri resmi olarak bilgilendirme yükümlülüğünün bulunmadığı kaydedildi.

Komite toplantısında yetkili birimler, mevcut mevzuat çerçevesinde izleme ve numune toplama çalışmalarının sürdürüldüğünü bildirdi. Güney Kıbrıs’ta iki daimi deniz radyoaktivite ölçüm istasyonunun aktif olduğu, üçüncü bir istasyonun kurulmasının planlandığı açıklandı.
Ayrıca “İlektra Planı” adı verilen kriz yönetim mekanizması kapsamında 25 “devlet” biriminin koordinasyon içinde çalıştığı, örnekleme, dağılım modellemeleri, halk sağlığı tedbirleri ve operasyonel müdahale alanlarında yetki paylaşımı yapıldığı belirtildi.

Akkuyu Nükleer Güç Santrali
2010 yılında Türkiye ile Rusya arasında imzalanan anlaşma ile temelleri atılan santral, 4.800 megavat kurulu güce sahip olacak ve tamamlandığında Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık %10’unu karşılayacak. Bu devasa yatırım, Türkiye’nin enerji arz güvenliğini güçlendirerek, dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor.
Her biri VVER-1200 tipi üçüncü nesil reaktörlerden oluşacak dört üniteden meydana gelen santral, en modern nükleer güvenlik teknolojilerini kullanacak şekilde tasarlandı. Projenin ana yüklenicisi olan Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom, ilk ünitenin devreye alınmasına yönelik son testlerin ve fonksiyonel doğrulama çalışmalarının hızla devam ettiğini bildiriyor.



