Macgregor: ABD Çekilecek, Orta Doğu’ya Türkiye Hakim Olacak

Kıbrıs Raporu
4 dk okuma süresi

ABD’li emekli Albay Douglas Macgregor, ABD’nin bölgeden çekilmesiyle birlikte yeni güç dengesinin Türkiye lehine şekilleneceğini öne sürdü.

Douglas Macgregor, ABD’li emekli Albay

ABD Ordusu’nun emekli albaylarından ve eski Pentagon danışmanlarından Douglas Macgregor, X üzerinden yayınlar yapan Lübnan asıllı Mario Nawfal’ın programında olası bir Türkiye-İsrail çatışmasına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

İsrail’in uzun yıllardır tehdit değerlendirmesinde hata yaptığını savunan Macgregor’a göre İsrail, İran’la gereksiz bir savaşa sürüklendi ve geçmişte Şii ekseniyle uzlaşma fırsatını değerlendiremedi. Bugün hem İran’ın hem de Türkiye’nin açık biçimde İsrail karşıtı bir pozisyona geldiğini belirten Macgregor, bunun İsrail açısından uzun vadeli güvenlik sorunları doğuracağını savundu.

“Trump, Türkiye ile İran Arasına Nifak Sokmak İstiyor”

Macgregor’a göre ABD Başkanı Donald Trump’ın son dönemde Türkiye’ye yönelik attığı adımların temel amacı Ankara’yı İran’la aynı cephede yer almaktan uzak tutmak. Emekli albay, Trump’ın Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik olumlu açıklamalarını ve Türkiye’nin KAAN savaş uçağı programında kullanılacak General Electric üretimi F110 motorlarının satışına onay vermesini bu stratejinin parçası olarak değerlendirdi.

“Türkleri Lübnan’a Davet Etmek Büyük Hata Olur”

Washington’ın, Türkiye’nin desteklediği Suriye yönetimini Lübnan’da Hizbullah’a karşı kullanabileceğini düşündüğünü söyleyen Macgregor, bunun gerçekçi olmadığını savundu. Macgregor, İsrail’in de böyle bir senaryodan rahatsız olduğunu belirterek dikkat çekici ifadeler kullandı.

Türkiye’nin Suriye, Lübnan, Irak, İran ve Güney Kafkasya’daki gelişmeleri yakından izlediğini söyleyen Macgregor, Ankara’nın asıl önceliğinin Kürt meselesi olduğunu ifade etti. ABD ile İsrail’in uzun yıllardır Kürt gruplarını destekleyerek hem İran’ı hem de Türkiye’yi karşılarına aldığını belirten emekli albay, bunun iki ülkeyi ortak zeminde buluşturduğunu dile getirdi.

Macgregor, Trump’ın Türkiye’yi kısa vadeli vaatlerle yönlendirebileceğini düşündüğünü ancak bunun mümkün olmadığını söyledi. KAAN programı için onaylanan yaklaşık 700 milyon dolarlık motor satışına değinen Macgregor, Trump’ın bunun karşılığında Türkiye’nin Hizbullah’a karşı adım atmasını umduğunu öne sürdü. Ancak Erdoğan’ın böyle bir pazarlığa girmeyeceğini savunan Macgregor, dikkat çeken bir tavsiyede bulundu:

“Ben Erdoğan’ın yerinde olsam motorları alırdım. F-35 teknolojisine erişim sağlayacak ne gerekiyorsa söylerdim. Ama hiçbir şey yapmazdım. Parayı alır yoluma devam ederdim.”

“Osmanlı Mirası Yeniden Etkisini Gösteriyor”

Macgregor, Türkiye’nin bugün izlediği politikanın tarihsel arka planına da dikkat çekti. Osmanlı Devleti’nin yüzyıllar boyunca Suriye, Irak, Arap Yarımadası ve bölgenin büyük bölümünü yönettiğini hatırlatan Macgregor, Ankara’nın bu coğrafyayı doğal etki alanı olarak gördüğünü söyledi. Türklerin Arap devletlerinin İsrail karşısındaki tutumundan memnun olmadığını belirten Macgregor, İran’ın son yıllarda İslam dünyasının lideri gibi görülmesinden de Ankara’nın rahatsızlık duyduğunu ifade etti.

“ABD Çekilecek, Sykes-Picot Devletleri Yok Olacak”

Macgregor, uzun vadede ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını sürdüremeyeceğini savundu. Washington’ın bölgeden çekilmesiyle birlikte oluşacak yeni düzende Türkiye ve İran’ın doğal bölgesel güçler olarak öne çıkacağını belirten Macgregor, Sykes-Picot düzeninin de çözülme sürecine girdiğini ileri sürdü. “Yapay sınırlar kalıcı olmayacak” diyen Macgregor, Orta Doğu’nun önümüzdeki yıllarda yeniden şekilleneceğini ve bu yeni dönemin başlıca aktörlerinin Türkiye ile İran olacağını öne sürdü.

“Trump’a Suikast Düzenlenebilir”

Macgregor, programda Trump’ın da İsrail’in İran politikasını sürdürmek istemediğini, ancak Washington’daki siyasi dengeler nedeniyle hareket alanının sınırlı olduğunu öne sürdü. Trump’ın Orta Doğu’dan çekilerek ABD’nin kaynaklarını iç sorunlara yöneltmek istediğini savunan Macgregor, buna karşın İsrail yanlısı lobi ve bağışçıların Beyaz Saray üzerindeki etkisinin devam ettiğini iddia etti.

Emekli albay, Trump’ın İsrail’e desteğini çekmesi halinde siyasi olarak ağır bedeller ödeyebileceğini öne sürerek, şu değerlendirmede bulundu:

“Trump çıkıp ‘Artık yeter, Orta Doğu’dan çekiliyoruz’ demek istiyor. Ancak bunu yaparsa kendisini iktidara taşıyan güçlü bağışçı grupların desteğini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacağını düşünüyor. Bu durumda Kongre’de siyasi korumasını yitirebilir, hatta azil süreciyle karşı karşıya kalabilir.”

Programın ilerleyen bölümünde Macgregor, Trump’ın yalnızca siyasi baskılarla değil, kişisel güvenlik açısından da tehdit altında olabileceğini öne sürdü. Daha önce çok sayıda suikast girişimine maruz kalan Trump’ın yeniden hedef alınabileceğine ilişkin Washington’da endişeler bulunduğunu iddia etti.

Yazıyı paylaş
Leave a review

Leave a Review

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir