Kıbrıs’ta Güç Dengesi Korunmalı

Abdullah Ağar
Abdullah Ağar Görüntülemeler
6 dk okuma süresi

Ege ve Doğu Akdeniz’deki gerilimin perde arkasına ilişkin Kıbrıs Raporu’nun sorularını yanıtlayan Güvenlik Politikaları Uzmanı Abdullah Ağar, Güney Kıbrıs’taki silahlanmanın adadaki güç dengesini bozmasına izin verilmemesi gerektiğini savundu.

Ege ve Doğu Akdeniz’deki gerilimin perde arkasına ilişkin Kıbrıs Raporu’nun sorularını yanıtlayan Güvenlik Politikaları Uzmanı Abdullah Ağar, Doğu Akdeniz’de uluslararası bir entrikanın varlığına dikkat çekerken, Güney Kıbrıs’taki silahlanmanın adadaki güç dengesini bozmasına izin verilmemesi konusunda uyarıda bulundu. Ağar, olası bir Türk-Yunan savaşının Kıbrıs’a muhtemel yansımalarını da değerlendirdi.

Güvenlik Politikaları Uzmanı Abdullah Ağar
Güvenlik Politikaları Uzmanı Abdullah Ağar

“Doğu Akdeniz’de Uluslararası Bir Entrikayla Karşı Karşıyayız”

Ege ve Doğu Akdeniz’deki gerilimin perde arkasını değerlendiren Abdullah Ağar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Türkiye’nin uluslararası bir entrika ile karşı karşıya olduğunu belirtti:

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarihinin en büyük fırsatını kaçırma tehlikesiyle karşı karşıya. Benzer risk Türkiye için de geçerli. Yüz yıl boyunca enerji kaynaklarından mahrum bırakıldığımız için her yıl ortalama 100 milyar Doları yurt dışında göndermek zorunda kaldık. Doğu Akdeniz gibi 55 trilyon Dolarlık hidrokarbon servetini barındıran bir alandan mahrum edilmek üzere uluslararası bir entrikayla karşı karşıyayız.

2004 yılında Annan Planı referandumu sonrası Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) Avrupa Birliği’ne (AB) üye olarak kabul edilmesi ve adanın tek temsilcisi olarak ilan edilmesiyle başlayan süreç bugün Doğu Akdeniz’de devam ediyor. 55 trilyon dolarlık hidrokarbon zenginliğinden Türkiye ve KKTC uzak tutulmaya çalışılıyor. Yani 2004’teki uluslararası oluşum Yunanistan ve GKRY ile birlikte yeniden iş başında.

Denizlerdeki tüm inisiyatifleri kendi ellerine geçirmek için uğraşıp pek çok Münhasır Ekonomik Bölge anlaşması imzaladılar. 2019’da Türkiye’nin Libya Ulusal Mutabakat Hükümetiyle uluslararası hukuka uygun bir Münhasır Ekonomik Bölge anlaşması imzalanması entrikalarını bozdu. Şimdi yeni entrikalar peşindeler.

Yunanistan’ın ABD’ye tahsis ettiği Dedeağaç üssüne ABD tarafından askeri yığınak yapıldı

Sinir Uçlarımızla Oynanıyor

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Türkiye ve KKTC’yi tehdit edecek şekilde bölgede varlık gösteriyor. Yunanistan ve Güney Kıbrıs korkunç derecede silahlanmaya başladı. Öte yandan Hidrokarbon kaynaklarını tek taraflı olarak yönetme, Ege’de karasularını 12 mile çıkarma gibi son derece tehlikeli hamleleri gündeme getirerek sinir uçlarımızla oynamaya çalışıyorlar.

Tüm bunlar Türkiye’yi Ege ve Akdeniz’den, KKTC’yi de Doğu Akdeniz’den dışlama planlarıdır. ABD’nin arkasına saklanarak hedeflerine ulaşabileceklerini zannediyorlar. Böyle bir şey olmayacak, buna izin vermeyeceğiz. Kimsenin hakkında gözümüz yok.  Kimseye de hakkımızı yediremeyiz. Türkiye ve KKTC’nin dahil edilmediği bir paylaşım masasının kurulmasına izin vermedik, bundan sonra bu mücadele devam edecek.

Bu son derece kritik bir jeopolitik meseledir. Türkiye ve KKTC’nin bu süreçteki birlik ve beraberliği çok önemli. Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın tahriklerine kapılmamalıyız. Onlarla eşgüdüm hareket eden işbirlikçilerine de böylesi dönemlerde özellikle dikkat edilmesi gerekmektedir.

Geleceğimizi ancak kendi milli siyaset ve stratejilerimizle kurtarabiliriz. İşbirliğinden de hakkaniyete ve adil paylaşıma dayalı uluslararası iş birliğinden kaçmıyoruz ancak haksızlığa karşıyız.

Bütün tehdit ve tehlikeleri hesap ederek yol almaya çalışıyoruz. Hayalperest değiliz, hamaset yapmıyoruz. Kuvvet çarpanlarına, kuvvet bileşenleri dahil tüm açılardan konuyu ele alıyoruz. Hazırlanıyoruz…

Güney Kıbrıs’taki Silahlanma Küçümsenemez

Güney Kıbrıs’taki silahlanmanın adadaki güç dengesini bozmasına izin verilmemesi gerektiğini savunan Ağar, Kıbrıs’taki güç dengesinin korunması gerektiğine dikkati çekti:

Ortaya koymuş oldukları silahlanmayı küçümseyemeyiz ancak orantısız bir şekilde büyütüp irade ve cesaretimiz üzerinde olumsuz bir etki oluşturmasına izin veremeyiz. Sonuçta karşımızda haksızlıktan beslenen bir ülke var. Haklılık en büyük güçtür. Ne kadar silahlanırsanız silahlanın haksızlık güçsüzlüktür. Haklılığın peşine düşmüş cesur bir millet karşısında güneşin karşısındaki kar taneleri gibi yok olmaya mahkumdurlar. Anadolu’yu işgal ettiklerinde kurtulmak için Ege’yi yüzerek geçmek zorunda kalmışlardı…

Güney Kıbrıs’ta Askeri Geçit Töreni

40 yıldır terörle mücadele eden, Libya’da, Karabağ’da, Suriye’de, Irak’ta yeni nesil savaşa dair dünyanın hiçbir ülkesinde mevcut olmayan felsefeyi, konsepti, doktrini, teknik ve taktiklerini üretmiş Türkiye ile uğraşmamalarını tavsiye ederim.

Kıbrıs’ta Güç Dengesi Korunmalı

Kıbrıs’ta güç dengesinin korunması gerekir. Bu denge bozulduğunda Rum ve Yunan aymazlaşıyor. Türkiye, mevcut hava ve deniz üslerinden KKTC’yi çok rahatlıkla destekleyebilecek ve besleyebilecek konumdadır. Zaten KKTC’de de çok güçlü, kendi kendine yetebilecek taarruzi hamleler üretebilecek bir güç var.

KKTC’de İcra Edilen Şehit Yüzbaşı Cengiz Topel Akdeniz Fırtınası-2022 Tatbikatı

KKTC’de Deniz ve Hava Üssü Kurulması Gereklidir

KKTC’de bir hava üssü ve bir deniz üssü gerekli midir? Evet gereklidir. Acil midir? Hayır! Acil değildir! Siz bir hava ve deniz üssü kurduğunuzda bunların kolaylıklarından istifade ederseniz. Bu üsler yoksa başka alanlardan bu boşluğu doldurursunuz. Yapılması mutlaka iyi olur. Yunanistan’ın ortaya koymuş olduğu bu ihtiraslı askeri yapılanma bir karşılığı hak ediyor. Biz de üzerimize düşeni yapıyoruz. Onlar tedarik ederken, biz ise üretiyoruz çok farklı bir noktaya doğru gidiyoruz.

Olası Bir Türk-Yunan Savaşı, KKTC’de Güvenliği Etkilemez

Ağar, olası bir Türk-Yunan savaşının Kıbrıs’ı nasıl etkileyebileceğini ise şu sözlerle ifade etti:

Profesyonel ordular tehdit değerlendirmelerini olası bir mücadeleden önce yapar ve tedbirlerini geliştirirler. Savaşta yaşanabilecek zayiatlar kendi öz kaynaklarıyla karşılanır. Türkiye Devleti bu konuda oldukça hassas ve duyarlıdır. Karşılarında 84 milyonluk bir ülke var. Mesele tüm milli güç unsurları üzerinden yapılan hesaptır. 2 tane uçak alarak ve 2 füze yerleştirerek savaş kazanılmaz. Dolayısıyla olası bir savaş KKTC’de güvenlik zafiyetine neden olmayacaktır.

Yazıyı paylaş
Güvenlik Politikaları Uzmanı Abdullah Ağar 1967’de Ankara’da doğdu. 1989 yılında Kara Harp Okulu’ndan Piyade Teğmen olarak mezun oldu. Özel kura çekerek “Komando”, sonra da Özel Kuvvetler’de tim komutanı oldu. İlk kıt’ası Bolu Komando Tugayı’na ayak basar basmaz Güneydoğu’ya, Güneydoğu’ya vardığı ilk gece de ilk operasyonuna çıktı. Tim, takım ve bölük komutanı olarak görev yaptığı Bolu Komando Tugayı’nın, Özel Kuvvetler’in ve Kayseri Hava İndirme Tugayı’nın kışlalarını hemen hiç görmedi. “Üstün Cesaret ve Feragat Beratı” sahibi olan Ağar, Güneydoğu ve terörle ilgili kitaplar yazdı.