18 Yıllık “Lübnan Dosyası” Neden Şimdi Açıldı?

Kıbrıs Raporu
Görüntülemeler
4 dk okuma süresi

Lübnan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında 18 yıl sonra resmileşen deniz yetki alanları anlaşması, Doğu Akdeniz’deki enerji denklemini yeniden şekillendiriyor. Rum basını gelişmeyi “Mavi Vatan’a cevap” olarak nitelerken, KKTC ve Türkiye “haklarımızı gasp eden bu imza bizim için hükümsüzdür” mesajıyla en sert diplomatik tepkiyi gösterdi. Anlaşmanın sahadaki yansımalarının ne olacağı ise henüz belirsizliğini koruyor.

Lübnan ile Rum Yönetimi, Deniz Yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasını imzaladı. (Beyrut, 26 Kasım 2025)

Doğu Akdeniz’in enerji jeopolitiğinde uzun süredir beklenen ancak “diplomatik hassasiyetler” nedeniyle dondurulan kritik bir adım atıldı. Lübnan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında 26 Kasım’da Beyrut’ta imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması, bölgedeki enerji denklemini ve siyasi ittifakları yeniden şekillendiriyor.

Baabda Sarayı’nda Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis’in katılımıyla gerçekleşen imza töreni, 18 yıllık bir diplomatik satrancın final hamlesi olarak kayıtlara geçti.

18 Yıl Neden Beklendi?

Bu anlaşmanın kökleri aslında 2007 yılına dayanıyor. İki taraf o dönemde bir Münhasır Ekonomik Bölge anlaşması imzalamış, ancak bu metin Lübnan Parlamentosu tarafından bir türlü onaylanmamıştı.

Bu gecikmenin temel nedeni, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) 2014 tarihli raporunda açıkça yer almıştı. Rapora göre; anlaşma Rum Yönetimi tarafından 2009’da onaylanmış olsa da Lübnan tarafı “adanın Kıbrıs Türk kısmını içermeyen herhangi bir anlaşmayı reddeden Türkiye ile diplomatik ilişkileri sürdürmek amacıyla” onay sürecini dondurmuştu.

Lübnan’ın 18 yıl boyunca Türkiye ve KKTC’nin hassasiyetlerini gözeterek “beklemeye aldığı” bu dosyayı bugün açması, Ankara ile Beyrut hattında yeni bir diplomatik kırılmaya işaret ediyor.

Dominoyu Deviren Hamle: İsrail-Lübnan Anlaşması

Lübnan’ın Rum Yönetimi ile masaya oturma cesaretini, Ekim 2022’de İsrail ile vardığı tarihi uzlaşıdan aldığı belirtiliyor. On yıldan fazla süren, ABD ve BM’nin mekik diplomasisi yürüttüğü İsrail-Lübnan deniz sınırı anlaşmazlığı, “düşman kardeşler”in enerji çıkarları ekseninde uzlaşmasıyla sonuçlanmıştı.

Cumhurbaşkanı Erhürman: Yok Sayılmayı Reddediyoruz

Gelişmeleri değerlendiren Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, meselenin sadece bir sınır çizimi olmadığını, Kıbrıslı Türklerin uluslararası statüsüyle ilgili olduğunu belirtti. Erhürman, Rum liderliğinin “tüm ada adına” imza atma alışkanlığını eleştirirken, Kıbrıs Türk tarafının da içe kapanık siyasetini sorguladı:

Kıbrıs Rum liderliğinin bizim irademiz olmaksızın anlaşmalar imzalaması ne kadar yanlışsa, bizim dünyaya kapanarak sadece masayı beklememiz de o kadar yanlıştır. Çözüme kadarki dönemde yok sayılmayı kabul etmiyoruz. Biz buradayız ve haklarımızı her platformda (AB, TDT, İİT) anlatmaya devam edeceğiz.”

Ankara ve Lefkoşa’dan Ortak Rest: Hükümsüzdür

Beklendiği üzere, anlaşmanın imzalanması Ankara ve Lefkoşa’da “yok hükmünde” sayıldı. Tepkilerin ortak paydası, Kıbrıs Türk halkının ve Türkiye’nin kıta sahanlığı haklarının görmezden gelinmesiydi.

KKTC Dışişleri Bakanlığı anlaşmayı, “Kıbrıs Türk halkının haklarına ve Doğu Akdeniz’deki kırılgan dengelere yönelik bir saldırı” olarak niteledi ve her türlü karşı tedbirin alınacağını duyurdu.

T.C. Milli Savunma Bakanlığı ise anlaşmanın Lübnan halkının da menfaatine olmadığını vurgulayarak, “KKTC’nin haklarının yok sayıldığı hiçbir anlaşmayı kabul etmemiz mümkün değildir” açıklamasını yaptı.

Rum Basını: Mavi Vatan’a Cevap

Güney Kıbrıs’ta yayın yapan başlıca gazeteler gelişmeyi büyük bir zafer olarak duyurdu. Rum analistler, bu anlaşmayı Türkiye’nin “Mavi Vatan” doktrinine karşı geliştirilmiş stratejik bir cevap ve “Mavi Vatan’a darbe” olarak nitelendirdi. Haberlerde, anlaşmanın sadece enerji sınırlarını çizmediği, aynı zamanda Suriye ile olası bir sınırlandırma anlaşmasına da kapı araladığı vurgulandı.

Yazıyı paylaş
1 görüntüleme

Leave a Review

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir