BM’nin Yeni Kıbrıs Girişimi: Türk Tarafı Yeni Bir Oldu Bitti İstemiyor

Kıbrıs Raporu
4 dk okuma süresi

BM’nin Kıbrıs’ta yeni bir müzakere süreci hazırlığı, Doğu Akdeniz’deki küresel dinamikler ışığında Türk tarafında yeni bir “oldubitti” ve taviz masası endişesini tetikledi.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Türkünün yeni bir hayal kırıklığı yaşamasına asla izin vermeyeceklerini ifade etti.

Birleşmiş Milletler’in (BM) taraflar arasında ortak bir zemin bulunmadığını açıkça kabul etmesine rağmen, Kıbrıs’ta yeni bir müzakere sürecinin taşlarını döşediğine dair iddialar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) iç siyasetinde fay hatlarını yeniden hareketlendirdi.

2004 yılında Annan Planı referandumu ve 2017’de Crans Montana’da çöken Kıbrıs Konferansı’nın ardından, olası yeni bir diplomatik girişim, Kıbrıs Türk liderliği içinde farklı stratejik yaklaşımlarla karşılanıyor.

Antonio Guterres, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri. Fotoğraf: Cenevre’de düzenlenen 5+1 gayri resmi zirvesi. Mart, 2025

Rum basını tarafından sızdırılan “yeni çözüm modeli” senaryoları, KKTC’de Cumhurbaşkanlığı ile Hükümet arasında belirgin bir vizyon ayrılığını bir kez daha ortaya koydu. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman sürece temkinli ve “sonuç odaklı diplomasi” penceresinden bakarken; Başbakan Ünal Üstel ve Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, “egemen eşitlik” ve “iki devletli çözüm” politikalarında kararlılıklarını vurguluyor.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Türkünün yeni bir hayal kırıklığı yaşamasına asla izin vermeyeceklerini ifade etti.

Erhürman Medya Üzerinden Oyunlara Kapalıyız, 2026’da Yeni Hayal Kırıklığına İzin Vermeyiz

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Güney Kıbrıs’taki seçimler ve AB dönem başkanlığının ardından yeni bir inisiyatif almasını beklediklerini belirterek, Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesinin arkasında durduklarını ifade etti. Ancak Erhürman, sürecin ucu açık bir müzakere sarmalına dönüşmesine kesin bir dille karşı çıkıyor. Erhürman, Güney Kıbrıs kaynaklı asılsız iddialara karşı sükunet çağrısı yaparken, “2004’te ve 2017’de bu halk büyük hayal kırıklıkları yaşadı. 2026’da yeni bir hayal kırıklığı yaşamasına asla izin vermeyiz.” ifadeleriyle BM’ye dolaylı bir kırmızı ışık yaktı.

Ünal Üstel, KKTC Başbakanı

Hükümet Kanadından Katı Duruş: Taviz Yok, İki Devlet Gerçeği Var

Cumhurbaşkanlığı’nın diplomatik manevra alanını açık tutan tavrına karşılık, hükümet kanadı olası bir müzakere zeminini en baştan “egemen eşitlik” şartına bağlıyor. Başbakan Ünal Üstel, ada üzerinde iki ayrı halk, iki ayrı demokrasi ve iki ayrı devlet gerçeğinin altını çizerek, bu durum uluslararası alanda tescil edilmeden kalıcı bir çözümün mümkün olmadığını belirtiyor.

Tahsin Ertuğruloğlu, KKTC Dışişleri Bakanı

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ise hükümetin bu duruşunu bir adım daha ileri taşıyarak, Cumhurbaşkanı Erhürman’ı “ütopik” olmakla ve kaos yaratmakla suçladı. Ertuğruloğlu’nun çıkışı, iç siyasetteki derin çatlağı uluslararası kamuoyunun gözleri önüne seriyor. 2021 ve 2025 yıllarında yapılan 5+1 formatındaki toplantılarda “ortak zemin olmadığının” kanıtlandığını belirten Ertuğruloğlu, Türkiye’nin garantörlüğü yerine NATO garantisinin tartışılmasını da “gerçek dışı senaryolar ve algı operasyonları” olarak nitelendirdi.

T.C. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kişisel Temsilcisi Holguin Cuellar’ı Ankara’da kabul etti.

Ankara’nın Duruşu: İki Devletli Çözüm ve Garantörlük Tavizsiz Kırmızı Çizgi

Ankara’dan gelen üst düzey açıklamalar ise Türk tarafının yeni bir müzakere sürecine dair çerçevesini net bir biçimde çiziyor. Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın BM Şahsi Temsilcisi Holguin’e ilettiği “iki devletin yan yana varlığı” ve egemen eşitlik şartı, Türkiye’nin resmi pozisyonunu oluşturuyor.

Cumhur İttifakı ortaklarından Milliyeti Hareket Partisi lideri Devlet Bahçeli’nin “iki millet, iki devlet” çıkışı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş’un Bakü’de yaptığı “garantörlük haklarından asla vazgeçilmeyeceği” yönündeki uyarısıyla perçinlenen bu duruş, KKTC hükümeti ile tam bir uyum sergiliyor.

Ankara’dan yükselen bu ortak ses, BM’nin olası yeni hamlesi öncesinde federal temelli eski parametrelere ve yeni oldubittilere kapıyı tamamen kapatmış gibi görünüyor.

Yazıyı paylaş
Leave a review

Leave a Review

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir