ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalar sürerken, İngiliz üslerinin bulunduğu Güney Kıbrıs yönüne füze ateşlendiği iddiası adada güvenlik kaygılarını artırdı. İngiltere, KKTC ve Rum Rum Yönetiminden farklı açıklamalar yapılırken, Kıbrıs ilk kez doğrudan savaş denklemine çekilme riskiyle karşı karşıya.

ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalar Doğu Akdeniz’e sıçrama riski doğururken, İngiltere Savunma Bakanı John Healey, İran’dan İngiliz askeri üslerinin bulunduğu Güney Kıbrıs Rum Yönetimi yönüne iki füze fırlatıldığını açıkladı.
- ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalar sürerken, İngiliz üslerinin bulunduğu Güney Kıbrıs yönüne füze ateşlendiği iddiası adada güvenlik kaygılarını artırdı. İngiltere, KKTC ve Rum Rum Yönetiminden farklı açıklamalar yapılırken, Kıbrıs ilk kez doğrudan savaş denklemine çekilme riskiyle karşı karşıya.
- Erhürman: Askeri Makamlar Doğrulamadı
- Üstel: Kıbrıs Büyük Güçlerin Satranç Tahtası Olmamalı
- Arka Plan: Kıbrıs’taki “Egemen” İngiliz Üsleri
- İsrail ve Güney Kıbrıs, İran’a Saldırı Simülasyonu Gerçekleştirmişti
- Rum Yönetimi, Kıbrıs’ı Orta Doğu’daki Krizlerin Hedefi Haline Getirdi
Healey, füzelerin İngiliz üslerini hedef almadığından “oldukça emin” olduklarını belirterek, İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin bölgede savunma kapasitesi kapsamında görev yaptığını söyledi. İngiltere’nin saldırı operasyonlarının parçası olmadığını vurgulayan Healey, konuşlandırılan radar ve savunma unsurlarının İngiltere ve müttefiklerinin çıkarlarını korumaya yönelik olduğunu ifade etti.

Rum Yönetimi Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis ise Kıbrıs’ın herhangi bir tehdit altında bulunmadığını savundu. Rum kaynaklar, füzelerin Akdeniz boyunca ilerlediğini ancak hiçbir zaman Kıbrıs’a yönelmediğini ileri sürdü.
Erhürman: Askeri Makamlar Doğrulamadı
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, askeri makamların İran’dan adaya iki füze fırlatıldığı yönündeki haberleri doğrulamadığını açıkladı. Erhürman, teyit edilmemiş bilgilerin paylaşılmasının riskli olduğunu belirterek gelişmelerin yakından takip edildiğini kaydetti.

Üstel: Kıbrıs Büyük Güçlerin Satranç Tahtası Olmamalı
Başbakan Ünal Üstel ise yaptığı yazılı açıklamada, Güney Kıbrıs’taki askeri üslerin ve faaliyetlerin adayı savaşın parçası haline getirmemesi gerektiğini vurguladı.
Üstel, İngiltere’nin garantör sıfatının yalnızca tarihsel değil, aynı zamanda sorumluluk gerektiren bir statü olduğunu belirterek, “Kıbrıs adasını bir savaşın parçası haline getirebilecek her türlü askeri ve siyasi tasarruftan kaçınılmalıdır” dedi.
Rum Yönetimi’nin tek taraflı askeri ve stratejik angajmanlarının güvenlik riskini artırdığını savunan Üstel, iki devletli çözüm yaklaşımının mevcut güvenlik denkleminde daha gerçekçi hale geldiğini ifade etti.

Arka Plan: Kıbrıs’taki “Egemen” İngiliz Üsleri
Güney Kıbrıs’ta bulunan Ağrotur (Akrotiri) ve Dikelya üsleri, 1960 Londra-Zürih Antlaşmaları kapsamında Birleşik Krallık’ın egemenliğinde kalan iki ayrı askeri bölge olarak faaliyet gösteriyor. Yaklaşık 254 kilometrekarelik alanı kapsayan bu üsler, ABD ve İsrail tarafından Suriye, Libya, Lübnan ve Gazze’ye yönelik son operasyonlarda aktif biçimde kullanıldı; İran merkezli senaryolarda da ön planda yer aldı.

İsrail ve Güney Kıbrıs, İran’a Saldırı Simülasyonu Gerçekleştirmişti
11 Nisan 2024’te Güney Kıbrıs, İsrail ile İran’a yönelik muhtemel bir saldırıyı simüle eden bir ortak tatbikat gerçekleştirmiş, tatbikattan hemen iki gün sonra İran’dan İsrail’e misilleme bir saldırı gerçekleşmişti. Bu saldırıları önlemek için Güney Kıbrıs’tan İngiliz uçakları havalanmış, Rum hükümeti ise yine “bilgimiz yoktu” açıklamasıyla yetinmişti. Aynı hafta içinde İsrail devlet televizyonu, Güney Kıbrıs üzerinden İsrail’e Amerikan yapımı füze sevk edildiğini duyurmuştu.
Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah ise Haziran 2024 tarihinde yaptığı bir açıklamada, Lübnan’a olası bir İsrail saldırısında, Güney Kıbrıs’taki havalimanı ve askeri üslerin kullanılacağına dair istihbarat aldıklarını ve böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde “Güney Kıbrıs’ı savaşın bir parçası kabul edeceklerini” açıklamıştı.
Son olarak Birleşik Krallık, Washington’un İran’a saldırabileceği yönündeki senaryoların güç kazanması üzerine, (Şubat 2026) Ağrotur Üssü’ne altı adet F-35 savaş uçağı sevk ederek bölgedeki askeri hazırlık seviyesini yükseltmişti.
Rum Yönetimi, Kıbrıs’ı Orta Doğu’daki Krizlerin Hedefi Haline Getirdi
Tüm bu gelişmeler ışığında Güney Kıbrıs’taki deniz ve hava üslerinin; ABD, İngiltere ve İsrail’in bölgesel operasyonlarında lojistik merkez olarak kullanılması, tatbikatlar ve istihbarat faaliyetleri adayı Orta Doğu’daki krizlerin dolaylı değil potansiyel doğrudan hedeflerinden biri haline getiriyor.
Jeopolitik olarak küçük ancak stratejik açıdan son derece hassas bir konumda bulunan Kıbrıs, büyük güç rekabetinin ileri karakolu haline geldikçe kriz anlarında “destek noktası” olmaktan çıkıp “hedef alanı” riskine daha fazla yaklaşıyor.
Son yaşanan füze iddiaları ve karşılıklı açıklamalar, bu güvenlik denkleminin artık teorik bir tartışma değil, fiili bir güvenlik meselesi haline geldiğini gösteriyor.



