Birleşik Krallık, ABD’nin İran’a yönelik olası bir askeri hamlesi ihtimali karşısında Doğu Akdeniz’de güvenliği artırıyor. Londra yönetimi, altı adet F-35 savaş uçağını Kıbrıs’taki RAF Akrotiri üssüne konuşlandırdı.

Birleşik Krallık, Washington’un İran’a saldırabileceği yönündeki senaryoların güç kazanması üzerine, Kıbrıs’taki egemen üslerinden Ağrotur (Akrotiri) Üssü’ne altı adet F-35 savaş uçağı sevk ederek bölgedeki askeri hazırlık seviyesini yükseltti.
İngiliz basınında yer alan haberlere göre, konuşlandırma kararı Washington ile Tahran arasında nükleer müzakerelerin yeniden çıkmaza girmesi ve bölgede askeri bir senaryonun masada tutulması üzerine alındı.

F-35’lerin Akrotiri’ye gönderilmesi, Birleşik Krallık’ın hem kendi üslerinin güvenliğini sağlama hem de müttefikleriyle birlikte olası bir kriz senaryosuna hazırlıklı olma amacı taşıdığı şeklinde değerlendiriliyor.
Doğu Akdeniz’deki en stratejik askeri noktalardan biri olan Ağrotur Üssü (Akrotiri), Orta Doğu’ya yakınlığı nedeniyle uzun süredir İngiltere ve müttefiklerinin bölgesel operasyonlarında kritik rol oynuyor.

Egemen üsler: Sadece Askeri Değil, İstihbarat Merkezi
Güney Kıbrıs’ta bulunan Ağrotur (Akrotiri) ve Dikelya üsleri, 1960 Londra-Zürih Antlaşmaları kapsamında Birleşik Krallık’ın egemenliğinde kalan iki ayrı askeri bölge olarak faaliyet gösteriyor. Yaklaşık 254 kilometrekarelik alanı kapsayan bu üsler, Suriye, Libya, Lübnan ve Gazze’ye yönelik son operasyonlarda aktif biçimde kullanıldı; İran merkezli senaryolarda da ön plana çıkıyor.

İsrail ve Güney Kıbrıs, İran’a Saldırı Simülasyonu Gerçekleştirmişti
Nisan 2024’te ise Güney Kıbrıs, İsrail ile İran’a yönelik muhtemel bir saldırıyı simüle eden bir ortak tatbikat gerçekleştirmiş, aynı hafta içinde İsrail devlet televizyonu, Güney Kıbrıs üzerinden İsrail’e Amerikan yapımı füze sevk edildiğini duyurmuştu. Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah ise Haziran 2024 tarihinde yaptığı bir açıklamada, Lübnan’a olası bir İsrail saldırısında, Güney Kıbrıs’taki havalimanı ve askeri üslerin kullanılacağına dair istihbarat aldıklarını ve böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde “Güney Kıbrıs’ı savaşın bir parçası kabul edeceklerini” açıklamıştı.

Snowden Belgeleri: Kıbrıs’tan Bölgesel ve Küresel Dinleme
2013’te Edward Snowden tarafından sızdırılan belgelere göre, ABD ve Birleşik Krallık, Güney Kıbrıs üzerinden Orta Doğu’daki telsiz ve uydu iletişimlerini izliyor. Aynı belgeler, denizaltı fiber optik kablolar aracılığıyla Asya, Afrika ve Avrupa’ya ait internet trafiğinin de bu hatlar üzerinden takip edildiğini ortaya koydu.
Troodos Dağları’ndaki Olimpos Tepesi’nde konumlanan dinleme ve sinyal istihbaratı tesisi, Kıbrıs’ın askeri rolünün ötesinde istihbarat boyutunu görünür kılan en kritik noktalardan biri olarak değerlendiriliyor. Yüksek rakımı ve geniş görüş alanı sayesinde Doğu Akdeniz’den Levant hattına, Orta Doğu’nun derinliklerinden Asya ve Kuzey Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadaki telsiz, radar ve uydu iletişimini izleme kapasitesine sahip olan bu tesis, uzun süredir ABD ve Birleşik Krallık istihbarat mimarisinin önemli bir parçası olarak faaliyet gösteriyor.
Buradan elde edilen verilerin bölgedeki hava hareketliliği, askeri operasyonlar ve kriz senaryolarına ilişkin erken uyarı ve operasyonel analizlerde kullanıldığı; Kıbrıs’ın bu yönüyle yalnızca bir askeri üs adası değil, küresel ölçekte işleyen çok katmanlı bir istihbarat ağının kilit düğüm noktalarından biri haline geldiği belirtiliyor.



