Atina FIR Hattında Kriz: Ege’de Hava Trafik Yönetimi Geçici Olarak Türkiye’ye Geçti

Kıbrıs Raporu
Görüntülemeler
2 dk okuma süresi

Atina FIR hattındaki radyo frekanslarının felç olmasıyla Yunanistan hava sahası uçuşlara kapatıldı. Arızanın “elektronik harp” mi yoksa “altyapı çöküşü” mü olduğu tartışılırken; kriz anında hava trafiğini Türkiye’nin yönetmesi, Yunanistan adına büyük bir prestij kaybı olarak yorumlandı.

Doğu Akdeniz ve Ege hava sahasında görülmemiş bir havacılık krizi yaşandı. Yunanistan Sivil Havacılık Otoritesi’nin (HCAA) “teknik arıza” olarak tanımladığı, ancak havacılık uzmanlarının “iletişim felci” olarak nitelediği olay nedeniyle Yunan hava sahası saatlerce trafiğe kapatıldı. Krizin dalgaları Güney Kıbrıs’a kadar ulaştı; Larnaka ve Baf havalimanlarında binlerce yolcu mağdur oldu.

Yunanistan Sivil Havacılık Otoritesi (HCAA), Atina Uçuş Bilgi Bölgesi’nde (FIR) meydana gelen ve “geniş çaplı parazit” olarak tanımlanan teknik arıza nedeniyle ülke hava sahasının uçuşlara kapatıldığını duyurdu.

Arıza, Yunanistan’ın havacılık altyapısındaki yetersizlik tartışmalarını gündeme taşırken, Ege Denizi üzerindeki stratejik trafik yönetiminde geçici bir yetki değişimine neden oldu.

Teknik Felç ve Türkiye’nin Operasyonel Müdahalesi

Resmi verilere göre, Atina FIR hattındaki VHF telsiz sistemleri ve yedek iletişim hatları sabah saatlerinden itibaren devre dışı kaldı. Bu süreçte Yunanistan, “zero rate” (sıfır trafik) NOTAM’ı yayınlayarak iniş ve kalkışları durdurdu. Güvenlik protokolleri gereği, Yunan hava sahasında bulunan uluslararası uçuşların yönetimi ve koordinasyonu fiilen İstanbul ve İzmir Hava Trafik Kontrol merkezlerine (DHMİ) devredildi.

Türkiye’nin bölgesel trafiği kesintisiz şekilde yönetmesi, Atina’nın bölgedeki “maksimalist yetki alanı” iddiaları ile operasyonel kapasitesi arasındaki farkı uluslararası havacılık otoriteleri nezdinde görünür kıldı.

Güney Kıbrıs’ta Ulaşım Durdu

Yunanistan’daki sistem çöküşü, “Hermes Airports” verilerine göre Güney Kıbrıs’taki havalimanlarında 12 seferin iptal edilmesine ve yaklaşık 4 bin yolcunun mahsur kalmasına yol açtı. Avrupa Komisyonu’nun, Yunanistan’ı havacılık sistemlerini modernize etmediği gerekçesiyle daha önce Avrupa Adalet Divanı’na sevk etmiş olması, yaşanan krizin “öngörülebilir bir altyapı sorunu” olduğu iddialarını güçlendirdi.

Spekülasyonlar ve Resmi Kayıtlar

Sosyal medyada yer alan “elektronik harp” ve “sabotaj” iddialarına karşın, Yunan makamları ve uluslararası gözlemciler dış müdahaleye dair somut bir kanıt bulunmadığını bildirdi. Yunan Hava Trafik Kontrolörleri Derneği, olayın temel nedeninin sistemlerdeki bakım eksikliği ve teknolojik yetersizlik olduğunu açıkladı.

Yazıyı paylaş
Leave a review

Leave a Review

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir