Kıbrıs Raporu Genel Yayın Yönetmeni Mert Özdeş, BRT ekranlarında katıldığı “Sözün Özü” programında küresel sistemin tektonik kırılmalarını analiz etti. Suriye’deki yeni dengelerden Doğu Akdeniz’deki enerji satrancına kadar geniş bir projeksiyon sundu.

BRT ekranlarında Özgür Yeleğen’in hazırlayıp sunduğu “Sözün Özü” programına konuk olan Kıbrıs Raporu Genel Yayın Yönetmeni Mert Özdeş, küresel siyasetteki tektonik kırılmaların KKTC üzerindeki stratejik yansımalarını analiz etti.
- Kıbrıs Raporu Genel Yayın Yönetmeni Mert Özdeş, BRT ekranlarında katıldığı “Sözün Özü” programında küresel sistemin tektonik kırılmalarını analiz etti. Suriye’deki yeni dengelerden Doğu Akdeniz’deki enerji satrancına kadar geniş bir projeksiyon sundu.
- Post-Müesses Nizam: Trump ve ‘Tüccar Diplomasisi’
- Suriye-Kıbrıs Denklemi
- Derinya, Stratelik Bir Enerji Koridoru Olabilir
- Dış Politikada Reel Politik Bir Dönüşüm Yaşanıyor
Post-Müesses Nizam: Trump ve ‘Tüccar Diplomasisi’
İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan Birleşmiş Milletler ve NATO gibi kurumların bir “meşruiyet krizi” içinde olduğunu vurgulayan Özdeş, dünyanın halihazırda adı konulmamış bir “Üçüncü Dünya Savaşı” atmosferinden geçtiğini belirtti. Küresel sistemin iflasını şu sözlerle özetledi:
Müesses nizam artık dünyayı kontrol edemiyor. Trump, Amerika’yı kurtarmak adına ‘tüccar kafasıyla’ hareket ediyor. Gazze’de bir çocuk parkını dahi koruyamayan BM’nin, küresel güvenliği tesis etmesini beklemek bir yanılsamadır. Statükoya dayanan tüm eski dış politika ezberleri geçersiz kılınmıştır.”
Suriye-Kıbrıs Denklemi
Özdeş, Trump yönetiminin maliyeti yüksek ideolojik savaşlar yerine Türkiye ile “orta yol” bulma stratejisinin bölgesel dengeleri kökten değiştirdiğini savundu. Ankara’nın Suriye sahasında elde ettiği konumun, Kıbrıs masasında KKTC’nin elini hiç olmadığı kadar güçlendirdiğini ifade eden Özdeş, Netanyahu ve Hristodulidis’in maksimalist hayallerinin bu yeni reel politik duvara çarptığını vurguladı.

Derinya, Stratelik Bir Enerji Koridoru Olabilir
Doğu Akdeniz hidrokarbon yataklarının Avrupa’ya sevkiyatı konusunda en fizibil rotanın Kıbrıs olduğunu ifade eden Özdeş, potansiyel enerji arterini şu sözlerle tarif etti:
Doğu Akdeniz’den gaz, deniz altından Güney Kıbrıs’taki Vasiliko veya Larnaka terminallerine ulaşacak. Gaz, adanın güneyinden KKTC topraklarındaki Derinya bölgesine transfer edilecek. KKTC’den inşa edilecek deniz altı boru hattıyla Türkiye’ye pompalanacak. BOTAŞ vasıtasıyla doğrudan TANAP’a entegre edilen gaz, Avrupa pazarına sunulacak.”
Özdeş, ABD’li enerji devlerinin Türkiye ile girdiği angajmanların bu stratejik koridorun bir parçası olduğunu belirterek, bu rotanın bölge dışı aktörlerin hayali projelerini (Eastmed) tasfiye ettiğini ekledi.
Dış Politikada Reel Politik Bir Dönüşüm Yaşanıyor
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Ankara ile eşgüdümlü yürüttüğü politikayı “devlet aklının gereği” olarak niteleyen Özdeş, Lefkoşa’nın reel politik bir dönüşüm içinde olduğunu belirtti:
Coğrafya kaderdir ve reel politik, romantik ideolojileri dönüştürebilir. Sayın Erhürman’ın ideolojiden arınmış, sonuç odaklı politikası KKTC’nin bu yeni düzende doğru konumlanması açısından hayati önemdedir. Rum tarafındaki panik havası ve Hristodulidis’in zayıflayan eli, bu dönüşümün doğal bir sonucudur.”


