Kıbrıslı liderlerin ara bölgedeki ilk buluşmasından ‘Aralık’ta üçlü zirve’ kararı çıksa da, görüşme sonrası yapılan açıklamalar diplomatik makasın açıklığını gözler önüne serdi. Cumhurbaşkanı Erhürman, güven artırıcı 10 somut madde ile somut bir adım atmak isterken, Rum Lider Hristodulidis’in müzakere masasını ‘Sıfır Asker, Sıfır Garanti’ şartına bağlaması, Erhürman’ın sert tepkisine neden oldu.

Kıbrıs sorununda yeni bir sayfa açılması beklentisiyle gözlerin çevrildiği ara bölgedeki kritik zirve, diplomatik teamüllere uygun başlasa da siyasi gerilimle son buldu.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Özel Temsilcisi’nin ikametgahında gerçekleşen ilk yüz yüze görüşmesi, beklenen diplomatik atılımın uzağında kaldı
- Kıbrıslı liderlerin ara bölgedeki ilk buluşmasından ‘Aralık’ta üçlü zirve’ kararı çıksa da, görüşme sonrası yapılan açıklamalar diplomatik makasın açıklığını gözler önüne serdi. Cumhurbaşkanı Erhürman, güven artırıcı 10 somut madde ile somut bir adım atmak isterken, Rum Lider Hristodulidis’in müzakere masasını ‘Sıfır Asker, Sıfır Garanti’ şartına bağlaması, Erhürman’ın sert tepkisine neden oldu.
- Ajandadaki Tek Uzlaşı: Aralık Randevusu ve 5+1 Hazırlığı
- Erhürman’dan İnsani ve Ticari Açılım: 10 Maddelik Yol Haritası
- Erhürman: Dört Metodolojik Öneride Uzlaşmadan Müzakere Söz Konusu Değil
- Zirve Sonrası Kriz: Hristodulidis’in “Ön Şartı” ve Erhürman’ın Resti
- Kıbrıs Raporu Analizi: Liderler Değişiyor, Krizin Doğası Değişmiyor
Yaklaşık 1.5 saat süren ve BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın da çevrimiçi katıldığı toplantı, liderlerin tanışması ve niyet beyanı açısından önemli olsa da; toplantı sonrasındaki atmosfer, sürecin “sembolik bir başlangıçtan” öteye geçmesinin zorluklarını ortaya koydu.

Ajandadaki Tek Uzlaşı: Aralık Randevusu ve 5+1 Hazırlığı
BM Barış Gücü Misyon Şefi Khassim Diagne’nin ev sahipliğinde gerçekleşen görüşmenin en somut çıktısı, takvimlendirme konusunda oldu. İki lider, Maria Angela Holguin’in Aralık ayında adaya yapacağı ziyarette üçlü bir görüşme gerçekleştirme ve BM Genel Sekreteri’nin planladığı gayriresmi 5+1 toplantısı için ön hazırlık yapma konusunda mutabık kaldı.
Ancak Cumhurbaşkanı Erhürman, geçmişteki Cenevre ve New York süreçlerindeki başarısızlıkları hatırlatarak, “Toplantılara boş gitmeme ve sonuç odaklı olma” prensibini koruduklarını vurguladı.

Erhürman’dan İnsani ve Ticari Açılım: 10 Maddelik Yol Haritası
Cumhurbaşkanı Erhürman, yüksek siyasetin kilitlendiği noktada, iki halkın günlük yaşamını doğrudan etkileyen sorunları aşmak için 10 maddelik bir “Güven ve İşbirliği Paketi” sundu. Erhürman’ın masaya koyduğu, “Çözüm atmosferini besleyecek” pragmatik öneriler şunlar oldu:
Vatandaşlık Hakkı: Karma evliliklerden doğan çocukların AB vatandaşlığı ve seyahat engellerinin aşılması.
Metehan’da Revizyon: Geçiş noktasındaki kabin ve personel sayısının artırılması.
Kapılarda Kolaylık: Bostancı ve Derinya’da seyrüsefer prosedürlerinin hızlandırılması.
Gençlere Fırsat: 14 yaş altı çocukların karşılıklı dostluk maçları yapabilmesi.
Kayıp Şahıslar: Komite çalışmalarına liderlerin ortak ziyaretiyle ivme kazandırılması.
Hukuki Güven: Mülkiyet kaynaklı tutuklamaların yarattığı güvensizlik ortamının giderilmesi.
Hellim Tescili: Bureau Veritas’ın yetkilendirilmesi ve teknik komite kurulması.
AB ile İlişkiler: Uyum Komitesi’nin yeniden aktif hale getirilmesi.
Güvenlik Hattı: İki tarafın güvenlik birimleri arasında doğrudan iletişim.
Ortak Altyapı: Metehan yol genişletme çalışmalarına liderlerin birlikte start vermesi.
Erhürman: Dört Metodolojik Öneride Uzlaşmadan Müzakere Söz Konusu Değil
Çözüm atmosferinin oluşması için 10 maddeyi gündeme getirdiklerine dikkat çeken Erhürman, ardından Kıbrıs Sorunu’nun kapsamlı çözümüne ilişkin 4 maddelik önerilerini de paylaştığına vurgu yaptı.
Hristodulidis’in “Crans Montana’da kalındığı yerden devam edileceği” yönündeki ifadelerini değerlendiren Erhürman, bunun Hristodulidis’in kendi arzusu olduğunu belirterek, kendilerinin bu noktada pozisyonlarının net olduğunu vurguladı. Erhürman, “Dört metodolojik öneri (Güvenlik, Siyasi Eşitlik, Takvim ve İzolasyonlar) üzerinde uzlaşmadığımız müddetçe herhangi bir kapsamlı müzakere sürecine girmemiz söz konusu değil.” dedi, söz konusu dört önerinin de bugün ilk kez resmi olarak aktarıldığını ifade etti.

Zirve Sonrası Kriz: Hristodulidis’in “Ön Şartı” ve Erhürman’ın Resti
Görüşme öncesinde “medya üzerinden konuşmama” ve “suçlama oyununa girmeme” konusunda varılan centilmenlik anlaşması, toplantı bitiminde Rum Lider Hristodulidis tarafından bozuldu. Rum basınına konuşan Hristodulidis’in, “Çözüm ancak garantilerin kaldırılması ve Türk askerinin çekilmesiyle mümkündür” şeklindeki maksimalist ifadeleri, diplomatik havayı bir anda dağıttı.
Cumhurbaşkanı Erhürman, liderler görüşmesinden bir gün sonra bu açıklamaya sert tepki gösterdi. Hristodulidis’in tavrını “abesle iştigal” olarak niteleyen Erhürman, şu ifadeleri kullandı:
“Sn. Hristodulidis’in bu açıklaması benim için yok hükmündedir! Medya üzerinden konuşmama kararı almıştık ancak kendisi kabulü imkansız bir ön şartı ortaya koydu. Kıbrıs Türk halkının iradesi olmaksızın askeri anlaşmalara imza atan bir liderin, garantörlük konusunda ön şart koymaya çalışması kabul edilemez.”

Kıbrıs Raporu Analizi: Liderler Değişiyor, Krizin Doğası Değişmiyor
Ara bölgedeki ilk temas, Kıbrıs sorununun kişiler üstü, yapısal bir kriz olduğunu bir kez daha kanıtladı. Seçim döneminde “diyalog ve müzakere” vizyonunu en güçlü şekilde savunan Cumhurbaşkanı Erhürman’ın, göreve gelir gelmez Rum Lider Hristodulidis’in katı tutumuyla karşılaşması, siyasi tarihe not düşülecek bir ironiyi barındırıyor.
Bir önceki Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Rum tarafının uzlaşmaz tavrını gerekçe göstererek “Egemen Eşitlik” ve “İki Devlet” tezini savunmuş, bu nedenle Erhürman ve destekçileri tarafından “müzakereden kaçan taraf” olarak eleştirilmişti. Ancak bugün, çözüm iradesini ve “Kıbrıslı” çözüm modelini savunan Cumhurbaşkanı Erhürman’ın dahi, ilk görüşmede Crans Montana’daki “sıfır asker, sıfır garanti” duvarına çarpması, Tatar’ın haklılık payını teyit eder nitelikte.
Erhürman’ın 10 maddelik yapıcı, hayatın içinden ve güven artırıcı önerilerine karşılık; Hristodulidis’in diplomatik nezaketi aşarak, Türk tarafının hassasiyetlerini yok sayan “ön şartlarla” yanıt vermesi, Lefkoşa’nın kuzeyindeki iktidar değişse de, güneydeki “devlet konforunun” yarattığı uzlaşmazlık zemininde bir değişiklik olmadığını gösteriyor. Bu durum, önümüzdeki sürecin Erhürman yönetimi için beklenenden çok daha çetin geçeceğinin habercisi…


